1148

Birey Doğulmaz Birey Olunur

Bundan yıllar yıllar önce "O da bir birey" demişti çocuğunu koltuğa oturturken, bir tanıdığımız. Yaşlılar falan sandalyede otururken "O da bir birey" diyerek öncelik tanımıştı minicik çocuğa. O zamanlar çocuğum yoktu çok saygısızca bulmuştum.

Şimdi var, hala düşüncelerim değişmedi. Birey'lik diğer bireylere saygı duymayı öğretmekle başlıyor bence.

O günden sonra soğudum "Birey" kelimesinden.

Kendine, çocuğuna birey diyenlerden vs...

Bu haftasonu da otelde canlı müzik yapıyor adamlar, insanlar oturmuş keyifli keyifli birşeyler içiyor, şarkılara eşlik ediyor. Kadının biri kalktı yüksek sesle "Oğlumun da bir isteği var; Mini mini bir kuş çalar mısınız, azıcık çocuklar da eğlensin!" dedi.

Mini disco'mu orası? Çocuklar eğlensin ne demek.

Diğer oturan yetişkinlere ne kadar ayıp. Kaldı ki saat 23:00, eğlenmesin uyusun bence artık.

"Yalnız onu çalamayız şimdi, işler değişir" dedi çalan çocuklar gülerek.

Yani her çocuk ister önüne geçemeyiz gibi.

"Neden!?" diye yükseldi kadın bi’ anda.

O cümle çıktı, o lanet cümle; "O da bir birey ve istek yapıyor!"

Senin çocuğunun bireyliğinden bize ne pardon? demek istedim, demedim. Öyle tiplere bulaşılmaz, bana söylettirir mini mini bir kuşu sonra biliyorum:))

Ama düşündüm benim oğlum öyle bir şey istese;

" Biliyorsun çocuk şarkıları ve büyük şarkıları ayrı, bu abiler sadece büyük şarkılarını biliyorlarmış ama çok dinlemek istediysen sana telefondan açabilirim" derdim.

Yani o çocuğu "Dünyadaki herkes senin istediklerini yapmak zorunda, çünkü sen de bi’ bireysin!" diye egoyla doldurup şişirmek nedir?

İleride istediği bir şey olmadığında dünyaya küstürmek, ellerinle mutsuzluğa itmek değil de nedir?

Adamlar çalmadı başka parçaya girdi, kadın gitti birileriyle geldi.

Gelen adam gruba bi’ işaret yaptı derken; Mini mini bir kuş başladı!

Çalanların yüzü düştü, herkes sinirlendi, caanım ortamın tadı kaçtı.

Neden? Sırf içeride bastırdığı duygularını, komplekslerini yıllar sonra açığa çıkarma fırsatı bulmuş bir kadının çocuğunun "bireyliğinden".

Şarkı bitti, kadın mutlu, eşi telefona bakıyor mahçup, çocuğun umrunda değil...

Herkes öyle bir alkışladı ki grubu, diğer parçalarda böyle alkışlanmamışlardı.

Önde oturan yaşlı bir adam kalktı ayağa, ellerini patlatırcasına alkışladı...

Mini mini bir kuş parçasını çok sevdiği için mi? Sanmıyorum.

Birey olmak; hayatta bazen istemediğin yerde bulunmak, şartları kabullenmek, her şartta devam edebilmekten geçer.

Diğer türlü bireyliğinin; yeryüzünde kapladığın kütle, hacmi dışında bi anlamı yok.

"İnsan; insan olarak doğmaz, oluşturulur" demiş Erasmus.

Bence "birey"lik de öyle...

Müge Tüzün
Mugejun